 Tanımak,tanımaya çalışmak… Sanki yeni başlar sorgular.Yeni bir yaşamı adımlar günahlar.Önyargılar günahtır… Tanımakla yaşam yeniden gözden geçirilir.”Ben buyum!”diyen yeni bir kimlik arar adeta.Tanıdıkça alışır,alıştıkça kendini uğurlar,yeni bir ben olur şahıslar… Denizi dalgalanan,durulamayan,durmayan,şaşırdığı yollardan sapan kötümserliği bile kapanır onunla.Onu tanır,aşılanır ona.Duran taşa dahi can verir,canlanır onunla… Ve onunla sınırsız hayaller,sinirsiz et kadar ayrık ve leziz.İki papucu bir ayağa sokacak kadar da düşüncesiz!Yaşamın payı o,mütevazi paydası sen… Tanımak,tanıdıkça alışmak… O olmazsa olmaz,yaşanmazsa anlaşılmaz hayat. Tanıdıkça avuç içleri terler anılarda.Anılar heyecanlara bürünür,kalem uçları maviye…Mavi kuşun kanadıdır… Ayrılamazlar tanıdıkça.Dönüşsüz gidişlerden korkarlar.Gönülden gönüle akabilmek varken dönebilme ihtimallerini sevmezler,sevemezler… Aşkı tanıdığımda değişmedim diyen kaç kişi vardır?Törpülemedim sivri yanlarımı,susmadım,sabretmedim,beklemedim diyen kaç kişi? Okunaksız yaşamları aşkla temize çekmedim diyen var mıdır? Tanımak,tanıdıkça karışmak… Hayata,sevgiye,özleme,gözyaşına,dahasına… Yazılmamış metinlerde beklemez yalnızlıklar.Sözlüğün başında aşk,sonunda yalnızlık varsa;onlarca sayfa kelimelerle doluysa,sözlük geçsin karşısına çeksin harf tabancasını,kurtarsın tanıdığını… Tanıdık ve aşka alıştık… Tanıdık ve aşka karıştık… Tanıdık bir aşk değil mi sanki?
|