
yüreğinin iki sesli ezgisini dinle!

*
*
*
* * *

• bibis • Oyum ben • lineoffer • seyyahdergi • amozonik • guldenorencik • beyazgelinciik • Blogcu Yardım • denizzgozlumm • beyaztuval • metekan • neversaynever • gülnaz hasköy • zuzu888 • Aytül Kahraman • menenjitli • birguzelciftiz • nihansum • birzamanlareylul • busegul • sevimlitirtil • kayipsehirler • suskunbiradam • prensescoko • sihirliyazilar • Tolga ACAR • hikayelerdirgeriyekalan • newbahar • gozleridenizkokan • lillyum • herseyimdin • savasciozgun • kapalikapilar • suinci • uzgunkizasli • tebessumduvari • musahip • tanrimisafirlerim • bolahenkk • ukhuvan • sevgidaimolsun • nanelimonkabugu • Özge ŞAT • nurdenizim • tedirginruhcikolatacisi • sahmat000 • asiruzqar • sevgimdesin • rapunzelx • beyazparmaklik • gamzeliyimki • drsaglik • sitekule . • ansizin • Mehmet Turan • oycaptainmycaptain • he-m • RadyoAsiFM • sakliinci • erhan ...
|
Günden kalan...

3 günlük tatil ne de güzel gelmişti.
Bu sabah 1 km yol yürüyerek eski yorgunluğuma geri kavuştum.Okul yolu düz gidermiş,pehhhhhh halt etmişler,yürümekten tükendim…
Baştan anlatayım.Sabah haberlerin de uyarısıyla beyaz örtüyle uyandık güne.Dağ,taş,kuş,böcek ne varsa hepsi beyaza bürünmüştü.Okul yolu açılmıştır inşallah diyerek çıktım evden.Minibüs yolculuğu çok iyiydi.Ta ki köyün giriş kısmına gelene kadar.Arabayla yokuş yukarı bir çıktık,bir indik.Kimimiz indi minibüsten,iteleme yolu ile bir şeyler başaracağını sandı.BaşaramadıJTuğba arkidiş öğrencilerinin ikisine balık almış,zavallıcıkların dengeleri şaştı poşetin içinde.Hemen o esnada replik uydurdum.”İki balığın köyü gördükten sonra intihar halleriJKimsecikler gülmedi amaJ)Psikolojiden olsa gerekJ
Tabana kuvvet diyerekten indik.Öncümüz olarak Engin Hoca önden yürüdü,yolumuzu açtı.Biz de ördekler olarak peşinden gitmeye başladık.Bildiğiniz Köy öğretmenleri işteJKarlar yüzümüze yüzümüze geliyor,burnumuzdan giriyor,kulağımızdan giriyor,öksürmeler,hapşurmalar bitmiyor.Bembeyaz örtüden görünen üç beş şey var.Yok bunlar şey de değil.Aslandan bozma devasa köpekler.Kimisine dikenli tasmalar takıp daha da vahşileştirmişler.Bize sırıtıyorlar sankiJNeyseki bulaşmıyorlar…
Müdür yardımcımız resmimizi çekiyor,paçalar kar içinde nihayet okul kapısından giriyoruz.Çocukların hepsi bizi alkışlıyor.”Oleeeeeeeeey hocalar geldi!” diyeJNe oluyoruz,kamera nerde?:))diyesi geliyor insanın…
Yani bugün de karlara biz de çocuklar da doyuyoruz.Onları ne karda uyarsak da karları yiyorlar.Sınıf tahtasında karlardan bir resim oluşuyor.”Kar nasıl yukarıdan aşağıya doğru akar?”J
Bugünden aklımda kalan ise,öğrencimin tabanı delik çoraplarından çıkan minik ayağın yarattığı kırmızılık kalıyor…
Kışın bir başka üşüyorlar.O haldeyken dersi bırakıp sadece bakakalıyorum.Üşürken beni anlayamaz değil mi?
Hayat işte…
Bugün de bitti…
|
Tarih: 21:01, 4/1/2010 Kategori: okulum ve kuzucuklar |
Yorum (5) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Öfke gelir göz kararır,öfke gider yüz kızarır.

Günlerden Perşembe.Ders rehberlik…Öğretmenimiz olmadığı için kuzucuklara ben rehberlik ediyorum,her zaman olduğu gibi…
Konumuz öfke…
Önce kapatıyoruz gözlerimizi,bizi öfkelendiren şeyleri düşünüyoruz.Olaylar benim de gözümün önünde canlanıyor.Ne tepki verdiğimizi düşünüyoruz...
Bir dakika ya,gördüklerim birbirine karıştı!Öfkelendiğim ne kadar çok şey varmış diyorum,gerekli,gereksiz.Çocuklar 10 saniyelik hayalleriyle beni uyarıyorlar."Düşündük örtmeniiiiiiiiiiiiim"diye…Halbuki ben bitirmemiştim.Öfkeleri hep ortak.Arkadaşlarıyla oynadıkları oyundaki mızıkçılık,saç çekme,alay etme,dürtme,konuşma,burnunu karıştırma ve dahası…Öfkeleri ne kadar da gelip geçici.Alınganlık,yalancılık,umursamazlık,sorumsuzluk,patavatsızlık değil.Bizi öfkelendiren bunlar değil mi?
Büyüdükçe kelimeler de büyüyor,gün büyüyor,zaman büyüyor.Zaman büyüdükçe öfke katsayımız artıyor.Kırıyoruz,kırılıyoruz,niye kırdık diye kendimizi suçluyoruz.Sonucunda da pişmanlık duyuyoruz…
Küflendirmek lazım öfkeleri.Yaşam için aldığımız nefesi,kendimizi kontrol etmede de etkili bir biçimde kullanmalıyız.Öfke can yakıyor,yanık kokuyor tenimiz.Çirkinleşiveriyoruz sanki…
Hayat boyunca bizi gölge gibi takip eden öfkemizle anlaşmalıyız.Herkesin bir öfke kontrol yöntemi vardır.Bu zamana kadar ve çabuk öfkelenen biri olarak sinirlendiğim an,bir oda bulup kapatıyorum kendimi.Sakinleşene kadar bekliyorum.Sınıftaysam eğer,dışarı çıkıp nefes alıp dönüyorum.Ya da pencereyi açıyorum.Beni mutlu eden şeyleri düşünüp sıyrılmaya çalışıyorum sinirimden…
"Amaaan içinde kalacağına dışına vur,ohh rahatlarsın!"denilir.Gerçekten de rahatlatır insanı.Ama ne var ki rahatladıktan sonra binlerce iğnenin sana battığını hissedersin.İşte buna da halk dilinde pişmanlık denir.
Öfkelendiğinde haklı iken haksız olursun…
Güçlü olduğunu düşünürken,öfkende boğulursun…
Bu arada kontrolsüz güç güç değildirJ
Bırakalım üstümüzdeki gereksiz asabiyeti,hafta sonuna sıcacık başlayalım.Tabi nasipse…J
Ezgi mutlu hafta sonları diliyor,
Bir hafta boyunca köylü kadınlarla kaynaşmanın verdiği mutlulukla ve cuma gününün güzelliğiyle yazısını noktalıyor…
|
Tarih: 17:26, 25/12/2009 Kategori: okulum ve kuzucuklar |
Yorum (7) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Patlamış şekerliyim bugün:)

Ağzımda patlayan şekerlerle yazıyorum bu yazımıJAllaseeeen nerden buldun demeyin,öğretmen arkadaşım”sen seversin sana aldım”dediJHerkese tavsiye ederimJHani aşık olduğunda bu şekerlerden bin tanesinin midende patladığını hissedersin ya,hah aynen öyle bir şeyJDenemek lazım,pıt çıtt çıtttJ))))
"Yerli malı,yurdun malı herkes onu kullanmalı!" diyerek başladık bu haftaya.Bu hafta tutum,yatırım ve yerli malı haftası kutlamalarının ilkini 1.ve 4.sınıflar olarak biz başlattık.Ben en çok mini mini birlerde güldüm.Öğretmen başka ülkelerden gelen mallardan bahsederken”onlar haramdır”diye atladı birisiJMüdür uzunca bir konuşma yaparak çocukların canlarını sıktı.Son cümlesi”hepimizin günü kutlu olsun,afiyet olsun”du ve çocuklar “amiiiiiiiiiiiiiiiiiiiin”diye topluca cevap verdiler.GülüştükJ
Amaç topluca bir şeyler paylaşabilmekti,nitekim öyle de oldu.Onlar gülücük dağıttılar,biz sevindik…
Dün akşam lapa lapa kar yağdı.Bizim yolların kapanacağını düşündüm fakat sabah iş makineleri yolumuzu açarak bize büyük bir iyilik yapmış oldular.Okulumuzun bahçesi buz tutmuş olacak ki çocuklar merdivenin girişinde domino taşları gibi patır patır döküldülerJAyy oyy J)))

İyi bir gözlemci olduğumu düşünüyorum ya da umuyorumJ)Tenefüste pencereden dışarı baktığımda gözüme bir şekil ilişti.Kesişen iki kalpti buJTraktör karların üzerinden geçerken bu şekli çıkarmış ne hoş değil mi?:)
Bu arada şekerleri yutarken fark ettim,yutkunma problemi yaşıyorum.Hastalıklarım kronikleşti artık.Şimdi sıcacık bir şeyler içmeli…
|
Tarih: 17:30, 14/12/2009 Kategori: okulum ve kuzucuklar |
Yorum (14) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Geleceğe atılan bir gün...

Okul duvarının bir kenarında ağlıyordu.”Mücadelem bitmek üzere”dedi,yanına yaklaştığımda…”Kendimden yoruldum!”dedi…Başladı anlatmaya…
Uzunca sohbet ettik.Başarılı oluşundan,hanımefendiliğinden,hatta kırmızı yanaklarından:)Neyse ki zoraki de olsa gülümsetebilmiştim.O gün söz verdim;gidip ailesiyle konuşup okumasına izin verilmesini isteyecektim.
Bugün gittik.Müdür yardımcısı ve iki bayan arkadaşımla…
Annesine geçen yıl okuma yazma öğretmiştim.Bu yüzden içeri girdiğimizde ailecek bizi sıcak karşıladılar.Sıcacık sobanın yanındaki kanepeye oturduk bayanlar olarak.Erkekler ise yerdeki minderlerde oturdular.Başladık muhabbete.Sevim’in çok başarılı bir kız olduğundan bahsettik.Onu iyi bir liseye gönderebilmek için elimizden gelen her çabayı göstermek istediğimizi ifade ettik.Anladı mı?
…
Ortama güvenmiyormuş.Çevre ve arkadaşlar çocuğunun kişiliğini bozarmış.Değişirmiş.Kötü biri olurmuş.Üzülürmüş…
Sordum:
“Sevim okumadı diyelim,kızının geleceğini nasıl hayal ediyorsun?”
“Eee kader be hocam,köyde yaşadık biz o da yaşar dedi…”Zaten bizi dinlemiyor,biz yatıyoruz o hala ders mers çalışıyor”dedi.O dedikçe ben delirdim.Kızların kaderleri babalarının ellerinde köyde!Kız o kadar başarılı ki,sınavlarda en yüksek sonuçlar ondan geliyor,tiyatroya katılıyor,sohbet ediyor,cıvıl cıvıl,kıpır kıpır bir kız.Onu çok seviyorum…
Müdür yardımcımız kızına yardımcı olacağını,maddi desteğin sağlanacağını,asla sıkıntı çekmeyeceğinden bahsetti.Bütün arkadaşlarım da konunun ciddiyetinden bahsettiler.Biraz yumuşar gibi olsa da kararını zor değiştireceğe benziyor…
Çamurlara batarak çıktığımız o evin tepesinden,huzurla döndük.Çünkü öğrencimizin yüzünü az da olsa güldürebildik.Bu arada öğlen yemeğini de orada yedikJ
Ne olursa olsun okuması için her şeyi yapacağımızdan şüphem yok.Dilerim fikri değişir…
|
Tarih: 18:38, 10/12/2009 Kategori: okulum ve kuzucuklar |
Yorum (9) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Okuldan...
|
 Zormuş gerçekten 4.sınıf öğretmeni olmak…
Yazılılar,performans,proje ödevleri,ve sayamadığım onca şey…
Sınavları yapmadan önce eksikliklerini belirlemek amacıyla hazırlık sınavları yaptım kuzulara.Sınav sonrasında kazanım tablosu oluşturarak eksiklikleri gidermeye çalıştım kendimce.”Nasıl hala anlamazlar?”diye sorup dursam da,yine yeni baştan anlattım…
Ha bu arada müfettiş macerasından bahsetmeden geçemeyeceğim.Fantastik üçlülerden en şahanesi bu yıl sınıfıma geldi.Yaşı oldukça büyük,içinden yeni sisteme söven cinsten biriydi.Bir başladı konuşmaya,iki ders saati boyunca susmadı hiçJÇocuklara paragraf başı yapmayı öğretmemişmişim diye beni şöyle bir kenara çekerek”bak hoca hanım sana şimdi öğreteceğim”diye başladı.Çocukların dikkati dağıldı.Hiç bu kadar uzun bir süre birini dinlememişlerdi.Hatta bir tane öğrencim başını masaya koyunca “höhöhöööytt”etti içine Recep İvedik kaçan Müfettiş amcamız.Kuzucuk korktuJ”ee şeyy diğer ders de gelecek misiniz?”diye sordu.Gülmemek için zor tuttum kendimi…
Yaptığım etkinlikleri övdü,annemi bile teftiş etmiş vakti zamanında,ehh düşünün yaniJ
Ne tuhaf aslında,garip bir meslek…Kendi düşüncen yok.Her gelen yeni sistemi övmek zorundalar.Kendi fikirleriyle çelişenleri bile…
Neyse geçti,gitti…
Çocuklara henüz deneme sınavları yapmadım.Bu yüzden o yuvarlak cevap anahtarlarını doldurmayı henüz bilmiyorlar.Müdür yardımcısı sınavlar hakkında konuşup”anahtara işaretleyeceksiniz”dediğinde”anahtar bizde mi kalcak ürtmenim”demeleriyle sınıfta uzun bir süre gülme krizine tutulduk Metin hocayla…Nihayetinde onu da öğrendilerJ
 Mutevazı olamayacağım.10 Kasım ile ilgili şahane bir program hazırladım.En azından tebrikler o yöndeydiJFarklılık olsun istedim.Atatürk’ün Hayatı ile ilgili sunum hazırladım.Çocuklarla etkileyici bir oratoryo hazırladık.En şaşırtıcısı ise,Atatürk’ün sözleri ile ilgili olan kısmıydı.Programı toplantı salonunda sunduğum için öğrenciler koltuklara oturdular birbir.Seçtiğim 10 öğrenciyi farklı yerlere oturttum.Sunucu “Atatürk Diyor Ki!”dediğinde hepsi arkadaşlarının içlerinden bir bir kalkarak okudular o güzel sözleri.Herkes şaşkınlıkla seyretti.Sürprizleri severimJ
 Sınıfımızda ise çelenk ve Çay ile Atatürk portresi oluşturduk.Güzel de olduJ
Bugün tenefüste Öğretmenler odasında otururken nöbetçi öğrenci dışarıda beni bir kadının beklediğini söyledi.Yanına gittiğimde geçen yılki okuma kursu öğrencilerimden biri olduğunu gördümJBana yoğurt yapmış.Sevindirik oldumJAcıklı bir hikayesi var teyzemin…Anlatırım bir ara…”Bir isteğin var mı?”dediğimde”gülen yüzün yeter”dediJİyilik,gülümsemekten ibaretmiş…Ne hoş…
Yorgunluğumu ise birinci sınıfları severek geçiriyorum…
Tam ısırmalık değil mi yanaklarıJ
|
Tarih: 20:26, 11/11/2009 Kategori: okulum ve kuzucuklar |
Yorum (8) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|