çatırdayan hafta



Ne zor bir haftaydı bu hafta!

Pazartesi sabahı geç uyanmamdan belliydi,tuhaflıkların peşimde olduğu.Zaten minibüs şoförümüzün binbir emekle hazırlamış olduğu,dünyada ender insanların dinlediği garip sözleri olan müzikleri bize dinletiyor olmasından anladım bunu.Misal”degidigi degidigi zalımeeeeeyy,ben seni çok sevdim emmeee onursuz da yaşayamaaam,armut dalda kız balkonda saallanıııı vay vay ve bir çoook sayamadığım şarkı…

Beynime işlemiş olacakki tenefüste mırıldanıyordum bir kaçını...Değişiyorum,hatta çelişiyorum…

Son ders zili çaldığında bizim pek değerli müdürümüz”yarın pikniğe gidiyoruz okulca,Sırataş’a…”dedi.

"Neeee!Hani şu kenelerin horon oynadığı kayadan bozma yere mi?Hem çocukların haberi yok ne yapacağız,nasıl duyuracağız?"

Saçı yandan taralı muhtar:

Ben anons yaparım hoca sorun deel…”Sesss birr kiiii...Köylüüü,çocuhlariza deyin herkeşşşş yarın yiyecekleriynen okulda bulunsun,pikniğe gidileceeek…"

Nasıl bir anonstur bu!Ehh dağıldık bizd eJ Olsun bakalım dedik.

Salı sabahı kuzucuklar en süslü kıyafetleri,hazırladıkları üç beş yiyecekle yanıma üşüştüler.

”Örtmeniiiim çok güzel olmuşsunuuz”geliceksiniz değil mi pikniğe bizimle?

Çantamda kenelere karşı cımbız,uzun çorapla gelmişim,gelmemmi hiiiiiç…

Müdürü beklerken çocuklar voleybol oynuyorlardı.Dururmuyum hiçç,haydiii bana da atın diye atladım her zamanki gibi.Top o kadar ilginç bir şekilde serçe parmağıma çarptı ki,katlandı parmağım.Gözlerimden istem dışı yaş geldi,başım döndü ve başımı masaya koyup ağrımın geçmesini bekledim.Ağrı kesici verdiler hemen,”istersen gelme”dediler,ama kuzucukların yüzü düştü tabi.Siz önce gidin dedim,sonra dayanamadım ben de geride kalan hocalarla ilerledim,parmağıma odunla atel yaparak…

Nereye gidiyoruz biz?

”Eeee şey şu karşıki dağın arkasındaki dağın tepesi…”

O an başım bir daha döndü.çık çık bitmeyen bir yol,tepeleri aşıyoruz,papatyaların arasından geçiyoruz,yılan deliklerine ayağım takılıyor,iyice ürküyorum…

Nihayet 5 km tırmanışın ardındaki yeşilliğin üzerine kuruluveriyoruz.

Canım hala yanıyor umursamasam da…

Kuzucuklar papatyalardan taç yapıyor bana,elleriyle yediriyorlar yiyeceklerinden,şımarıyorumJ

Nihayetinde elim iyice morardı ve hastaneye zor yetiştim.Röntgen sonucunda parmağımın boydan çatladığı fikrine vardı doktor.İlaç,sargı geçti işte.Gerçi şuan yazımı sargıdan çıkan üç parmağımla yazıyor olsam daJacıyor biraz…

Çevremdekiler nazar var bu kızda diyor,annem inatla yok be bizim kız sakardır,geçer geçer diye inatla nazlamıyor.Sırf bu yüzden küçükken hiç hastalık rolü yapmadımJ

Ardındaki günlerde türlü aksiliklerle geçti elbet…

Ve bugün Cuma..

Okul çıkışı yine İstiklal Marşı okunurken son mısrasını yuttu çocuklar”hakaaa tapaa miletiimi İstiklaaaal”diyerek…Zaten sonunu eve doğru kaçışırken söylüyorlar.Bir öğrenemediler.”yarda yüzen alsancak,çehrenisss ey nazlı hilaal”dedikleri anda deliriyorum zaten…

Netice de 2 gün tatil daha,herkese mutlu hafta sonları,bana da iyi dinlenmeler…

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !