ezgilimelodi

yüreğinin iki sesli ezgisini dinle!


* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* beyaztuval
* lillyum
* sıdıkaeren



bibis
Oyum ben
lineoffer
seyyahdergi
amozonik
guldenorencik
beyazgelinciik
Blogcu Yardım
denizzgozlumm
beyaztuval
metekan
neversaynever
gülnaz hasköy
zuzu888
Aytül Kahraman
menenjitli
birguzelciftiz
nihansum
birzamanlareylul
busegul
sevimlitirtil
kayipsehirler
suskunbiradam
prensescoko
sihirliyazilar
Tolga ACAR
hikayelerdirgeriyekalan
newbahar
gozleridenizkokan
lillyum
herseyimdin
savasciozgun
kapalikapilar
suinci
uzgunkizasli
tebessumduvari
musahip
tanrimisafirlerim
bolahenkk
ukhuvan
sevgidaimolsun
nanelimonkabugu
Özge ŞAT
nurdenizim
tedirginruhcikolatacisi
sahmat000
asiruzqar
sevgimdesin
rapunzelx
beyazparmaklik
gamzeliyimki
drsaglik
sitekule .
ansizin
Mehmet Turan
oycaptainmycaptain
he-m
RadyoAsiFM
sakliinci
erhan ...

Günden kalan...

3 günlük tatil ne de güzel gelmişti.

Bu sabah 1 km yol yürüyerek eski yorgunluğuma geri kavuştum.Okul yolu düz gidermiş,pehhhhhh halt etmişler,yürümekten tükendim…

Baştan anlatayım.Sabah haberlerin de uyarısıyla beyaz örtüyle uyandık güne.Dağ,taş,kuş,böcek ne varsa hepsi beyaza bürünmüştü.Okul yolu açılmıştır inşallah diyerek çıktım evden.Minibüs yolculuğu çok iyiydi.Ta ki köyün giriş kısmına gelene kadar.Arabayla yokuş yukarı bir çıktık,bir indik.Kimimiz indi minibüsten,iteleme yolu ile bir şeyler başaracağını sandı.BaşaramadıJTuğba arkidiş öğrencilerinin ikisine balık almış,zavallıcıkların dengeleri şaştı poşetin içinde.Hemen o esnada replik uydurdum.”İki balığın köyü gördükten sonra intihar halleriJKimsecikler gülmedi amaJ)Psikolojiden olsa gerekJ

Tabana kuvvet diyerekten indik.Öncümüz olarak Engin Hoca önden yürüdü,yolumuzu açtı.Biz de ördekler olarak peşinden gitmeye başladık.Bildiğiniz Köy öğretmenleri işteJKarlar yüzümüze yüzümüze geliyor,burnumuzdan giriyor,kulağımızdan giriyor,öksürmeler,hapşurmalar bitmiyor.Bembeyaz örtüden görünen üç beş şey var.Yok bunlar şey de değil.Aslandan bozma devasa köpekler.Kimisine dikenli tasmalar takıp daha da vahşileştirmişler.Bize sırıtıyorlar sankiJNeyseki bulaşmıyorlar…

Müdür yardımcımız resmimizi çekiyor,paçalar kar içinde nihayet okul kapısından giriyoruz.Çocukların hepsi bizi alkışlıyor.”Oleeeeeeeeey hocalar geldi!” diyeJNe oluyoruz,kamera nerde?:))diyesi geliyor insanın…

Yani bugün de karlara biz de çocuklar da doyuyoruz.Onları ne karda uyarsak da karları yiyorlar.Sınıf tahtasında karlardan bir resim oluşuyor.”Kar nasıl yukarıdan aşağıya doğru akar?”J

Bugünden aklımda kalan ise,öğrencimin tabanı delik çoraplarından çıkan minik ayağın yarattığı kırmızılık kalıyor…

Kışın bir başka üşüyorlar.O haldeyken dersi bırakıp sadece bakakalıyorum.Üşürken beni anlayamaz değil mi?

Hayat işte…

Bugün de bitti…


Tarih: 21:01, 4/1/2010 Kategori: okulum ve kuzucuklar
Yorum (5) | Yorum yaz | Bağlantı

Şoför,minibüs,okul ve biz:)

    

Bundan çok önceki yazımda minibüsümüzden bahsetmiştim.Bizi zamanında okula yetiştiren beyaz minibüsümüz…

İlk atandığım senelerde arkalarda oturan ben,seneler geçtikçe önlere doğru terfi ettim.Ve şoförün arka koltuğunda oturma şerefine eriştimJ

Herkesin oturduğu yer az çok bellidir.Benim yerimde de müdürün dışında kimsenin gözü yoktu.O da en sonunda evini köye taşıdıJSebebi ben değilimJ))

Sabah mı akşam mı belli olmayan bir saatte kalkılır ve öğretmen arkadaşlar çeşitli sabit noktalarda münübüsün gelmelerini bekler.Şenay abi eğer uyuyakalmazsa,özellikle de kışın uyuyakalmazsa tüm öğretmenler tarafından tebriklerle karşılanır.Çünkü kışın minibüs beklemek işkencedir.Kirpikler birbirine yapışır.Saçlarda anlamsız kırlaşmalar,kırmızı burunlar,titreyen çeneler ve aklıma gelemeyen onca şey işte…Neyseki yerden spatulayla kazınacak duruma gelmedik…

Sabah mahmurluğu herkesin üzerinde olduğundan kimse muhabbet etmek istemez.Ben ve kendime benzettiklerim dışındaJ

Yaklaşık 21 km’lik yolda sayısız virajlardan geçilir.Her virajda inadına cama yapıştırırlar yanımdakiler.Bu yüzden camdaki on parmak izi hiç geçmez.

Yol boyunca geçen senelerde de olduğu gibi enteresan şarkıların hitleri bize eşlik eder.Misal;dağlar kızı Reyhan,Gelin olmuş gidiyor benim kınalı kuzum,halay müzikleri(düğün şarkılarıJ)…

Şoförümüz olan Şenay abi,yüzünde gülücükleri eksik olmayan sevimli bir insandır.Hayatı ciddiye almaz,güler,güldürür.Çocuklarını da kendine benzetir,ailecek gülerlerJ)

Kışın soğuğunda dağda kaldığımız anlarda bizim zorda kalmamamız için elinden geleni yapar,işinin ustalığıyla bizi okula zamanında yetiştirir.Maşallah diyeyimJ

Köyde kalınabilecek bir lojman yok.Olanlara da ev demeye bin şahit.Hepimiz gidiş-geliş yaptığımız için bir çok köylü tarafından tepki görüyoruz.Çocukları için çırpınıp dursak da bir kaçı tarafından sevilemiyoruz…

Geçen gün erken saatlerde köye doğru giderken okul önünde bir araba gördük.Milli Eğitim Müdürlüğü’nün arabasıydı bu.İçeriye girdiğimizde ilçeye yeni atanan müdürümüzle karşılaştık.Bizimle kahvaltı yapmak için gelmiş.Tabi sonrasında köylülerden bir kaçının bizi şikayet ettiğini öğrendik.O da bizim erken geldiğimizi görüp mutlu olduğunu belirtti.Ne tuhaf,sanki biz sürücü ve trafik polisleri tarafından denetleniyoruz.Eğitim sisteminin temelinde güven duygusu yatar.Veli öğretmene,öğretmen birbirbirine,müdür personeline güvenir.İlk kez gelen birinin bize güvenmesi beklenemez fakat yaşadığım durum beni üzdü…

Herneyse…

Geçen hafta birinci sınıfların vukuatları ile geçti.Kimi arabanın arkasına geçip ağzı açık vaziyette egzoz dumanını çekti.Kimiyle karşılaştığımda saçında köpükler vardıJTuvaletteki sıvı sabunla saçını yıkamaya kalkmış,köpükler suratından akıyorduJ)Kimi de “aşıcılar geliyooooooooooooo”diyerek tüm arkadaşlarını kaçırtmıştı.Allah sabır versin öğretmenlerineJ)

Sınıfımdaki çobanın 17.ci çocuğu olan Ferdi’nin derslerinde büyük bir gelişme oldu.”Çok çalışırsam bana muz alırsın dimi örtmen?”diyerek de pekiştireç istedi benden.Yeter ki iyi olsun durumu…

Büyük bir okulda çalışsam acaba bu kadar başarılı olur muydum?Bir kalem,bir diş fırçasıyla,meyveyle yada ufacık bir şeyle derse motive edebiliyorum...

Yoğun bir hafta beni bekliyor…

İyi hafta sonları herkese…


Tarih: 10:37, 2/1/2010 Kategori: ezgilihayat
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

ben ve geçmiş...

    

Geçmişimden geçelim hadi…

24 yıl önce;mubarek Cuma gününde,üstelik akşam ezanında doğmuşum(mübarekJ)

23 yıl önce;emeklemekten sıkılıp yürümüşüm.

22 yıl önce;mahallelinin çırağı olmuşum.Evlere ekmek servisi yapan kot etekli kızJ

21 yıl önce;bonibonun ne mükemmel bir yiyecek olduğunu keşfedip uğruna savaşlar vermişim.

20 yıl önce;annemin eteklerine tutunarak okulun yolunu tutmuşum.

19 yıl önce;anasınıfında terör estiren kız ünvanına ek olarak,müdürün sırtına çıkıp okulun tüm pencerelerinden dışarı bakma şerefine erişmişim.

18 yıl önce;“yahu bu kız küçük ama gide gele okumayı sökmüş,yazdırın artık okula!”cümlesinin akabinde okullu olmuşum.Müfettişin sorduğu çıkarma işleminde”öğretmen eksilen şeyleri anlatmadı”diyerek topu öğretmene atmışım.

17 yıl önce;her ay yapılan sınavlarda cevap anahtarının tümünü karalayıp sınıfa örnek olmuşum.Mahalledeki çocukları toplayıp heman savaşı çıkarmışım.

16 yıl önce;okullara dağıtılan fındıklardan zehirlenen tek kız olmuşum.”Baban ne iş yapıyor?” diyen öğretmene”köfte yapıyor”diyerek kendimce cevaplar vermişim.

15 yıl önce;eti puf karşılığında matematik sorularını arkadaşlarıma söyleyip ailemden ceza almışım.

14 yıl önce;Anadolu Liseleri sınavında uyumuş,öğretmenin uyarısıyla uyandırılmışım.

13 yıl önce;topluca gittiğimiz halk oyunları gezisinde karşı grubun vişne suyuna içki katarak dengelerinin şaşmalarına neden olmuşum.

12 yıl önce;kompozisyon yarışmasını kazanarak iyi bir ödül almışım.

11 yıl önce;Alman kurdu köpeğim öldü diye haftalarca ağlamışım.

10 yıl önce; hastane morgunu merak edip,morgdan çıkan işçiyi gördüğümde hastanelik olmuşum.

9 yıl önce; Öss bahanesiyle 5 arkadaş aynı evde yaşayıp ortalığı toz duman etmişim

8 yıl önce; 16 yaşında üniversite öğrencisi ünvanını kazanarak,parmakla gösterilmişim.yanlış anlaşılmasın başarı için değil,tıfıl olduğum içinJ)

7 yıl önce; dostlukların en güzelini yaşamışım,yaşatmışlar.

6 yıl önce; azgın sularda rafting yaparak,korkaklığımı üzerimden atmışım.

5 yıl önce; mezun olmuşum.hey gidi öğrencilik…

4 yıl önce; kpss mağduru olduğum için ücretli öğretmenlik yapmışım.Birleştirilmiş bir köy okulunda öğretmenliğin ne demek olduğunu anlamışım..

3 yıl önce;sözleşmeli öğretmen olarak şuan çalıştığım köy okuluna atanmışım.

2 yıl önce;durgun sulardaki aşkım kabarmış,aşk denizindeki sevgi yelkenlisiyle huzura yol almışım

1 yıl önce;ailemle daha çok birlikte olma fırsatı yakalamışım.Onlarla olmanın mutluluğuyla işimi yapmaya devam etmişim.Onlara daha çok zaman ayırmışım.Vali’ye şaşırıp “hocam”demişim ve aldırmayıp kikirdemeye devam etmişim.

Bu yıl,sevdiklerimle mutlu bir yaz tatili geçirmişim.Voleybol oynarken serçe parmağımı kırmışım,düşmüşüm,sakarlık yapmışım,bol bol gülmüşüm.Kilo almışımJHem ağlayıp hem gülmüşüm…

Ve blog alemiyle tanışmışım.Görmediklerime yüreğim ısınmış…Daha bir mutlu olmuşum…

Bunlar sadece aklıma gelen ufak şeyler…

Bir gün gelecek bir gün kalacak;

Aşka,sevgiye,yok oluşa,her şeye…


Tarih: 22:41, 29/12/2009 Kategori: senden benden bizden
Yorum (14) | Yorum yaz | Bağlantı

Beklenen düş

  

Hangi yıldızın yandan çarklı falıdır bu?

Hangi gizemin yaldızı?

Turfanda sevinçler sunuyor ona,

Burnu sürten komşu kızı…

 

Kız,zamanın ipini çekiyor,

İp “başka kapıya hemşerim!”diyor

Rüzgarın ıslığı mumu söndürse de

Üşümüyor,aldırmıyor,vazgeçmiyor…

 

Ne düşlerden vazgeçin,ne hayalleri erteleyin…

Sevgi ileJ

 


Tarih: 16:33, 27/12/2009 Kategori: dilden dusenler
Yorum (12) | Yorum yaz | Bağlantı

Öfke gelir göz kararır,öfke gider yüz kızarır.

     

Günlerden Perşembe.Ders rehberlik…Öğretmenimiz olmadığı için kuzucuklara ben rehberlik ediyorum,her zaman olduğu gibi…

Konumuz öfke…

Önce kapatıyoruz gözlerimizi,bizi öfkelendiren şeyleri düşünüyoruz.Olaylar benim de gözümün önünde canlanıyor.Ne tepki verdiğimizi düşünüyoruz...

Bir dakika ya,gördüklerim birbirine karıştı!Öfkelendiğim ne kadar çok şey varmış diyorum,gerekli,gereksiz.Çocuklar 10 saniyelik hayalleriyle beni uyarıyorlar."Düşündük örtmeniiiiiiiiiiiiim"diye…Halbuki ben bitirmemiştim.Öfkeleri hep ortak.Arkadaşlarıyla oynadıkları oyundaki mızıkçılık,saç çekme,alay etme,dürtme,konuşma,burnunu karıştırma ve dahası…Öfkeleri ne kadar da gelip geçici.Alınganlık,yalancılık,umursamazlık,sorumsuzluk,patavatsızlık değil.Bizi öfkelendiren bunlar değil mi?

Büyüdükçe kelimeler de büyüyor,gün büyüyor,zaman büyüyor.Zaman büyüdükçe öfke katsayımız artıyor.Kırıyoruz,kırılıyoruz,niye kırdık diye kendimizi suçluyoruz.Sonucunda da pişmanlık duyuyoruz…

Küflendirmek lazım öfkeleri.Yaşam için aldığımız nefesi,kendimizi kontrol etmede de etkili bir biçimde kullanmalıyız.Öfke can yakıyor,yanık kokuyor tenimiz.Çirkinleşiveriyoruz sanki…

Hayat boyunca bizi gölge gibi takip eden öfkemizle anlaşmalıyız.Herkesin bir öfke kontrol yöntemi vardır.Bu zamana kadar ve çabuk öfkelenen biri olarak sinirlendiğim an,bir oda bulup kapatıyorum kendimi.Sakinleşene kadar bekliyorum.Sınıftaysam eğer,dışarı çıkıp nefes alıp dönüyorum.Ya da pencereyi açıyorum.Beni mutlu eden şeyleri düşünüp sıyrılmaya çalışıyorum sinirimden…

"Amaaan içinde kalacağına dışına vur,ohh rahatlarsın!"denilir.Gerçekten de rahatlatır insanı.Ama ne var ki rahatladıktan sonra binlerce iğnenin sana battığını hissedersin.İşte buna da halk dilinde pişmanlık denir.

Öfkelendiğinde haklı iken haksız olursun…

Güçlü olduğunu düşünürken,öfkende boğulursun…

Bu arada kontrolsüz güç güç değildirJ

Bırakalım üstümüzdeki gereksiz asabiyeti,hafta sonuna sıcacık başlayalım.Tabi nasipse…J

Ezgi mutlu hafta sonları diliyor,

Bir hafta boyunca köylü kadınlarla kaynaşmanın verdiği mutlulukla ve cuma gününün güzelliğiyle yazısını noktalıyor…



Tarih: 17:26, 25/12/2009 Kategori: okulum ve kuzucuklar
Yorum (7) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->


Outlandish / Aicha
Yükleyen noormaryam. - Diğer müzik videolarına göz atın.